diş hekiminden neden korkarız?

 

Diş hekimine gitmek insanların en severek yaptıkları işlerin arasında olmadığını biliyoruz.Diş hekimine gitmek, bazı korkularımızdan dolayı hoş olmayan deneyimler arasında yer alır.
 
Ağız sağlığını göz ardı etmek sadece diş ve diş etlerinde oluşacak sorunlar dışında başka sağlık sorunlarına yol açabilir. Bunlar arasında ağız kanseri, kalp hastalıkları ve Alzheimer’da da dahildir. Eğer herhangi bir diş hastalığına yakalandıysanız bunu başlangıcında tedavi ettirirseniz maddi açıdan da biraz daha ekonomik olur. Bir hastalık ilerlerse sadece tedavi ilerlemez masraf da artar.
Peki Neden Diş Hekimine Gitmiyoruz?
 
Fiyat:Para her zaman bir seçim yaparken ve sağlık ihtiyaçlarımızı karşılarken en önemli faktörlerden biri olmuştur.  Benim burdaki düşüncem önceliklerimizin farklı olduğu yönündedir, yani yeni model bir cep telefonu için çok rahat bütçe ayırabilirken, sağlık gereksinimimizi gerekirse erteleyebiliyoruz. Hepimiz her gün maliyeti temel alarak seçimler yapıyoruz. Gerçek şu ki, yılda iki kez diş hekimine gitmek, varsa bir diş sorununun ilerlemesini önlemeye yardımcı olur. Hem problemin hem de maliyetin artmasını engeller. Mesela diş çürüğü ilk aşamasında tedavi edilirse bir saatten az bir sürede tedavi edilebilir. Eğer tedavi edilmezse bu çürük kanal tedavisine neden olur ve bazen dişe kuron yapilmasi da gerekebilir. Bu maddi açıdan 10-12 kat daha fazladır. Kendimiz evde ağız sağlığımıza özen gösterirsek paramızı da gereksiz harcamamış oluruz. 
 
Yanlış İnanışlar:Bir çoğumuz diş hekimliği hakkında şehir efsaneleriyle büyüyoruz. Mesela dişlerimizi fırçalarken dişetlerimizin bir parça kanaması normaldir anlayışıdır. Kanayan dişetleri rutin fırçalama sırasında hiçbir zaman normal değildir. Bu periodontal (diş eti) hastalık gelişiminin bir göstergesi olabilir. Dişeti iltihabı, ilk aşamalarında tedavi edilebilirse bu önlenebilir ancak ilerlerse bu durum tersine çevrilmez. Bir başka örnek de diş taşlarının temizlenmesi halk arasında “diş minelerini çizebildiği için zararlı ya da tekrar oluştuğu için gereksiz”olarak tanımlanabiliyor, ki bunlar doğru değildir, hem ağız hijyenimiz hem de diş eti hastalıklarından korunmak ve ağzımızda ulaşamadığımız, temizleyemediğimiz bakteri plağı olmaması için bu temizliğin 6-12 ayda bir yapılması gereklidir. Bilgisizlik ya da cehalet diş ve dişetlerimizi korumak için bir bahane değildir.
 
Korku: Bir çok insan diş hekiminden korkmaktadır bu bilinen bir gerçektir. Bu, daha önce yaşanılmış kötü tecrübeler ve aileden gelen karakteristik bir özellikten dolayı olabilir. Şanslıyız ki bu fobi, diş hekimi ve hasta arasındaki iyi iletişim sonucunda yenilebilir. Doğru diş hekimini seçmek, olumlu tecrübeler edinmek açısından son derece önemlidir. Size vakit ayıran, sizi dinleyen ve ihtiyaçlarınız doğrultusunda önerilerde bulunan size alternatifler sunan bir diş hekiminde yanılmazsınız.
 
 
Vakit:  Modern yaşamda hepimiz bir koşturmaca halinde yaşıyoruz. Vücudumuza bakmak için zaman ayırmalıyız ama çoğu zaman yapamıyoruz. Erken yaşlarda diş hekimine gitmeyi bir rutin haline getirmeliyiz. Ağız ve diş sağlığı; uzun, mutlu ve sağlıklı bir yaşam için çok önemlidir.
 
Azarlanma korkusu: Hiç kimse kötü söz duymak ya da azarlanmaktan hoşlanmaz. Eksik gerçekleştirilen alışkanlıklar için demotive edilmek bir çok insanı huzursuz eder. Burada konu yeniden diş hekimi seçiminin önemine geliyor. İyi bir diş hekimi bulmak ve iyi bir iletişim kurmak ağız sağlığımızın korunması için son derece önemlidir.