Ağız Kanseri nedir?

Ağız boşluğuna ait kanser çeşitleri tüm kanser çeşitlerinin %1′likten az kısmını oluşturmaktadır. Baş ve boyun bölgesine ait saptanan tüm kanser çeşitlerinin ise %30-35′lik bölümünü oluşturmaktadır. Ağız içine ait kanser çeşitleri için bahsi geçecek en yüz güldürücü konu erken önlenebilir olması ve erken evrede saptanan kanserlerde tedavi başarı şansının fazla olmasıdır. Diğer kanser türlerinde de olduğu gibi ağız içi kanser tedavilerinde amaç, tedaviden olabildiğince yarar sağlamak, oluşan kanserin diğer hücrelere yayılmasını önlemek ve şekil bozuklukları nedeni ile oluşabilecek konuşma güçlüğünü engellemektir. Bunu yapabilmek için de ağız içi kanserlerinde erken teşhisin önemi oldukça büyüktür.

Ağız içi kanserlerde; dil kanseri, dudak kanseri, damak kanseri, ağız tabanı kanseri, larenks kanseri ve tiroit kanserlerinden söz etmek mümkündür.

Ağız İçi Kanserlerinin Belirtileri Nelerdir?

Ağız kanserinde her zaman oluşabilecek işaretleri gözlemlemek mümkün olmayabilir. Bu nedenle düzenli diş kontrolü ve doktor kontrolü çok önem taşır. Ayrıca sıralayacağımız belirtilerden biri ya da birkaçı fark edildiği takdirde zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

  • Ağız içinde oluşan acı, şiddetli bir ağrı ya da herhangi bir nedeni olmaksızın boğaza bir şey takılma hissi,
  • Besinleri çiğneme de ve yutmakta güçlük,
  • Dilde, ağız içinde ve diş etlerinde kırmızı ya da beyaz kabartılar,
  • Yanağın iç kısmında dil ile hissedilebilen şişkinlik,
  • Ağızda uyuşma ve his kaybı,
  • Diş etlerinde, ağız içinde ya da dudaklarda uzun süre iyileşmeyen ve devamlılığını sürdüren yara,
  • Ses tonunun değişmesi.

Ağız içinde oluşum gösteren tümör kişinin ağrıya maruz kalmasına neden olmayabilir. Ancak zaman içinde yayılım göstererek kanamaya yol açacak ülserlere yol açabilir. Dil kanseri çoğu kişide inanılmaz ağrılara yol açar ve dilin hareket etmemesine neden olur. Konuşma bozukluğu, yutkunma güçlüğü ve uyuşukluk hissi de beraberinde görülebilir.

Ağız içinde oluşum gösteren lekeler, kanser için belirti olabileceğinden mutlaka doktora başvurulmalıdır.